Cumhuriyet döneminin ilk kadın Hakimlerinden Fatma Mefharet Tüzün. Kaynaklarda Bodrum hakimi olarak anılacak ve ardında sır dolu büyük bir de hikaye bırakacak, Türkülere konu olacak bir yaşamın öyküsüdür. Pek çok kaynakta ve adına yakılan Türkü sözlerinde, Tavşanlı doğumlu olduğu belirtilse de bazı kaynaklarda Tavşanlı’nın ilk görev yeri olduğu, Babası Temel beyin Tavşanlıda tapu memuru olduğu, bu nedenle Tavşanlı’da uzun yıllar yaşadığı, aslen Edirne tarafında doğduğu da belirtilmektedir.

24 Eylül 1951 yılında Bodrum’da göreve başlar Fatma Mefharet Tüzün. İlk görev yeri Tavşanlı da olduğu gibi ikinci görev yerinde Bodrum halkı da sevmiş ve benimsemişlerdir Bodrum Hakimini. Gözü pek, dürüst ve çalışkan, hakim hanıma saygıyla birlikte sevgi de duymuşlar ve onu kabullenmişlerdir bodrumlular. Belki de bu kabulleniş nedeniyle hiçbir bodrumlu, ölümünden sonra Mefharet hanım ile ilgili tek kelime etmez. Soran olduğunda ise ne yapacaksınız? ne sorarsınız? Yaşanmış geçmiş gitmiş diye kapatmışlar konuyu yıllarca. Kısacası Mefharet hanımın sırlarına da ortak olmuş onları da sahiplenmiş Bodrumlular.
Dava konusu olan yerlere atıyla giden, görevinin gereği haricinde de adil bir düşünceye sahip olan Mefharet Tüzün. Adaletin derhal tecelli etmesi için, işini çabuk yapmaya çalışan, halkı mağdur etmeyen, çalışkan ve asil bir hakimdir.
Bodrum Hakimi Mefharet hanımın Kendi canına kıymasıyla ardında üç farklı hikaye bırakmıştır. Biz üçünü de burada aktaracağız.
Birinci hikaye; Mefharet hanımla aynı dönemde görev yapan ve evli olan Savcıya aşık olmasıdır. Bir süre karşılıklı devam eden bu gönül ilişkisi, savcının bu ilişkiyi bitirerek evini tercih etmesiyle bunalıma giren Mefharet hanımın kendi canına kıydığı yönündedir. Yine bazı kaynaklarda bu savcının isminin Ahmet Türdü olduğu, Bu konuda Tolga Çandar’ın da araştırma yaptığı, savcının fotoğrafını bile temin ettiği, ancak kendisine yada yakınlarına ulaşamadığı belirtilmektedir.
İkinci hikaye; Bodrum hakimi Mefharet hanımın nişanlısı vardır. 1954 yılında nişanlısı elim bir hastalığa yenik düşer. Mefharet hanım bu ayrılığa dayanamaz ve kendi canına kıyar. Bazı kaynaklarda ise bu ikinci hikayede Nişanlısı olarak bahsedilen kişinin de aslında ilk hikayede anılan Savcı olduğu, Bodrumluların Hakim hanımı korumak kollamak için bu yasak aşkı nişanlısı diye dillendirdiği yönündedir.
Üçüncü hikaye; Bodrum hakimi Mefharet hanım bir davada gencin birisine idam cezası vermiştir. Cezayı alan gencin ağabeyi, bu karar üzerine Mefharet hanımı, Turgut Reis karşısındaki Çatal adasına kaçırır ve Tecavüz eder. Bu olay karşısında ise mefharet hanım canına kıyar.
Mefharet hanım, Ölümünden kısa bir süre önce Milas’ta Zeki Duygulu’nun konserine gider arkadaşlarıyla. Kendi duygularını çok belli etmeyen bir yapıda olan bodrum hakimi, o gece “uslu dur kadınım çıldırtma beni” adlı eseri üç defa ardı ardına ister. Duygularını belli etmeyen hakim hanımın bu davranışı arkadaşlarını çok şaşırtmasıyla birlikte herhalde 17 mayıs 1954 de olacakların da ipucunu vermiştir aslında.
“Uslu dur kadınım çıldırtma beni” dinlemek için kare kodu cep telefonunuzdan okutabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=XAgVhSAwgkY

Birkaç hikaye rivayet edilir Mefharet hanım ile ilgili, hikayeler değişmektedir,Ancak değişmeyen gerçek, Mefharet hanım’ın kendi canına kıydığıdır.

17 mayıs 1954 tarihinde O kara günde, her zaman geldiği saatte görevine gelmeyince, arkadaşlarının evine gitmesiyle çıkar ortaya.. Anlaşılır ki Mefharet hanım abdest almış, Kuran okumuş, Namaz kılmış ve urganına elleriyle yağ sürmüş ve salonun tavanına kendini asarak canına kıymıştır.
Tavşanlıda görev yapan Babası emekli olmuş ve İstanbul’a taşınmıştır. Vahim haber kendisine ulaştığında yetkililerden cenazenin İstanbul’a gönderilmesini ister. Bunun üzerine Şoför Salih Deniz, Mefharet hanımın cenazesini İstanbul Kabataş ta ailesine teslim ettiğini TRT röportajında dile getirmiştir. Bazı kaynaklarda Cenazesinin İstanbul’da Fatih mezarlığında olduğu belirtilmektedir.
Filmlere konu olan hikayesi ile üzerinde sır perdesini koruyan hazin bir hikayedir Bodrum hakimi. Bu hazin hikaye üzerine dönemin aynı zamanda şahidi olan, Bodrum ilçesi, Mumcular beldesi, Yeniköy de yaşayan Mustafa Bacaksız ilk ağıtı yakar Hakim hanımın ardından. Bu ağıt, sanatçı Nazmi Yükselen tarafından TRT repertuarına girer.

Bodrum’lular Erken Biçer Ekini
Feleğe Kurban Mı Gittin Bodrum Hakimi
Nasıl Astın Mefharet Hanım Kendi Kendini
Altın Makas Gümüş Bıçağiyle Doğradılar Tenini

Hakim Hanım’ın Memleketi Kütahya Tavşan
Hakim Hanım Sen Eyledin Bizi Düşman
Nasıl Kıydın Mefharet Hanım Kendi Kendine
Çifte Doktor Gümüş Bıçağiyle Doğradılar Tenini

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
MARAŞTAN BİR HABER GELDİ (MEYRİK)
HUMA KUŞU
Merdo Türkü Hikayesi

Yanıt Ver

*