1922 yılında Gümüşhane – Kelkit – Köse’nin, Gelinpertek (Yuvacık) köyünde dünyaya geldi. Babası Gazi Kamil Timurhan, annesi Cevahir Hanım’dır.  Asıl adı Akif Timurhan olan ozanımız Okul çağına geldiğinde, babasının komutanı Süleyman Paşa, onu okutmak için İstanbul’a yanına aldı. Paşa’nın eşi ermeni asıllı Pakize Hanım’dan büyük şefkat gördü. Annesi hasretine dayanamayınca, üç yıl sonra köyüne geri döndü. Yaptığı bir resmin kendisinin olduğuna inanmayan öğretmeni tarafından azarlanınca okuldan ayrıldı. Çocukluğunda aşırı aktif olan Akif, karlı bir kış günü kayak yaparken uçuruma yuvarlanır. Sedye ile kasabadaki hastaneye taşınırken fenalaşarak kendini kaybeder.
Yakınları öldüğünü zannederek ağıtlar yakmaya başlarlar. Akif kendisine yakılan ağıtları duyar ancak tepki veremez. İlk gençlik yıllarında dere kenarında uyurken rüyasında gördüğü kıza aşık olur. Onun resimlerini yapmaya ve şiirler yazmaya başlar. Hayalindeki sevgiliyle yirmi yıl sonra karşılaşacaktır. Saz ve kaval çalmayı öğrenir, şiirlerini resim ve desenlerle süsler. Zamanla tanınıp sevilen Aşık Akif, halk ozanı olmanın bütün özelliklerini kişiliğinde barındırmıştır. Çok partili dönemde şahit olduğu ayrımcılık ve kayırmacılığa şiddetle tepki gösterir. Dönemin siyasi iktidarına yönelik yergi şiirleri yüzünden koğuşturmaya uğrayınca, dostları tarafından Karabük’e gönderilir. Otobüsten indiği anda hayalindeki sevgili ile karşılaşır. O, daha sonra kendisine Zevraki mahlasını verecek olan Jale Sun’dur.
Karabük Demir Çelik İşçilerini ve aşkını anlattığı şiirleri yerel gazetelerde yayınlanır.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
ÖĞRETMEN BİR SANATÇI ŞENTÜRK DÜNDAR
Hüseyin Çırakman
ÂŞIK REMZANİ

Yanıt Ver

*