Müzisyenler

Uğur Önür & Umut Sülünoğlu

Her ikisi de Anadolu’da yetişmiş halk kültürünü ve müziğini çocuk yaşlarda benimsemiş iki müzisyen onlar. Kısa sürede videoları sosyal medyada yüz binlerce izlenildi ve özellikle genç kuşağın ilgisini fazlasıyla çektiler. Neydi bu videoların içeriği hatırlatalım. Daha önce pek çok ünlü sanatçı tarafından söylenen pop, arabesk türündeki eserlerin, abdal kültürü müziklerince uyarlanıp türkü formunda okunmasıydı.
Bu şekilde videoları yayınladıklarında çok fazla ilgi gördüğü gibi, eleştirisel bakan fikirler de vardı elbette. Bütün bunları konuştuk değerli müzik adamlarıyla. Neden böyle bir çalışma ortaya çıkardıklarını, neyi hedeflediklerini, sonuçlarını, hepsini sorduk. Ama öncelikle bu iki müzisyeni sizlere kısaca tanıtalım.Uğur&umut
Umut Sülünoğlu 1986 Ankara doğumlu, aslen Çorum ili sungurlu ilçesinden. Baba tarafından kökenlerinin İran’ın Horasan erenlerine kadar uzandığını da Umut Sülünoğlu aktarıyor bize. Dedesi de müzisyen, hatta ondan daha eski kuşaklar Cem’lerde Zakirlik bile yapmışlar. Dedesinden Torununa müziğin hep içinde olmuşlar. 11 yaşında Babasının vesile olması ile bağlamayla tanışmış sevgili Umut Sülünoğlu. Şu anda TRT Ankara Radyosundan bağlama sanatçısı
Diğer tarafta,
Uğur Önür 1987 Burdur doğumlu. Dedesi yörede hatırı sayılır bir zurnacı olan Hakkı Önür. Bütün amcaları da bağlama ve zurna çalıyormuş Uğur’un. Küçüklüğü böyle bir aile içinde, düğünlerin ve halk kültürün merkezinde yetişmiş. Zaten ilk Kabak Kemanesini de amcası yapıp artık bu senin çalgın diyerek tutuşturmuş eline. 9 yaşından beri kabak kemane çalıyor. Şu an TRT İstanbul radyosu Kabak kemane sanatçısı.


DEDEDEN TORUNA MÜZİSYEN AİLELER

Kısa bir tanıtımdan sonra ilk olarak Uğur Önür’e Müziğe nasıl başladığını soruyoruz.

Küçük yaşlardan itibaren Dedem ve amcalarımın müzisyen olması sebebiyle, müziğin hep içinde büyüdüm.  Amcalarımın hepsi bağlama ve zurna çalardı. Onlarla birlikte pek çok defa düğünlere giderek o alanlarda bulundum.  Bütün amcalarımda bana pek çok şey öğrettiler. Kendi köyümüze öğretmen olarak gelen amcam Halit Önür okulda boş zamanlarında kabak kemane yapıp eşe dosta hediye ederdi. Bir gün bir kemane de bana yaparak, al bakayım bu artık senin dedi. O günden beri yani 9 yaşımdan beri Kabak kemane icra ediyorum. Pek çok kişi önce bağlama ile başlayıp kabak kemaneye geçiş yapar. Ben direkt olarak Kabak Kemaneyle başlamış oldum.

Bu alanda iyi bir alaylı eğitimden geçtiği anlaşılıyor Uğur Önür’ün mektep bölümü de sormadan Umut Sülünoğlu ile devam ediyoruz. Aynı soruyu soruyoruz kendisine, Nasıl başladınız.

Dedemi hatırlıyorum. Elini kulağına atar “ aman akşam olmuşta kırat yemez yemini” bozlağını söylerdi. Dedemin kardeşleri de türkü okurlarmış. Ondan daha önceki kuşakta cem aşıklığı bile yapanlar var. Dedem aynı zamanda davul ve zurna çalarmış. Kültürümüze bağlılık açısından babamın rolü çok büyüktür. O kültürde büyüyen babam bize de aşılama derdinde oldu. Bağlama kursuna yazılmak ister misin? Diye de ilk soran Babam oldu ve 11 yaşımda bağlamayla tanıştım ve ilk olarak müzik eğitimini değerli hocam Satılmış Koruk bana aşıladı. Sonrasında da diğer kurslarım devam etti. Ckmi müzik merkezi Cengiz Kurt, Türk dünyası müzik topluluğu bağlama sanatçısı Ünsal Doğan, Trt sanatçısı ve yurttan sesler koro şefi Mustafa Acar ve Kültür bakanlığı saz sanatçılarından Erkan Şölenden çok şey öğrendim. Ardından TRT gençlik korosu ile usta çırak dönemini yaşayarak öğrendim.

Röportajın tamamını mobil uygulamadan indirebilirsiniz.

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
Müzisyenler: Erdinç Aksaç
İŞİN MUTFAĞINDA BİR MÜZİSYEN UFUK ŞİMŞEK
GENÇ VE BAŞARILI BİR MÜZİSYEN Durmuş Ali Öztürk

Yanıt Ver

*