SANATÇI OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI


Yaşadığımız ülkede pekçok kavramda olduğu gibi sanat ve sanatçı kavramının da içi boşaltıldı. Belki son yirmi yirmibeş yıl öncesinden başlayarak Tele Vole kültürünün topluma hızlı bir şekilde zerk edilmesi ve buna dur diyecek fikri bir cephenin oluşmaması sanat ve sanatçı kavramlarını da farklı bir boyuta taşıdı. Ortaya konan ürüne sanat, bu sanatı icra edene sanatçı demek için işin felsefesine, geri planına, harcanan emeğe, birikime, duruşa bakılmıyor artık. Sizin ne yaptığınızdan ziyade, başkalarının sizi nasıl sunduğu, nasıl tanımladığı önem kazandı. Değerlerden çok algılar ön plana çıktı çağın gereği! olarak.

Bu konuda iletişim araçlarının günahı büyük tabii. Mankenlikten sinemaya atlayan, çıkardığı tek parçalık albümle müzik dehası gibi sunulan yüzlerce figür yaratıldı ve her biri sanatçı olarak sunuldu topluma.

Herhangi birine Pop Müzik Sanatçısı, Sinema Sanatçısı, Türk Halk Müziği Sanatçısı demek kolay hale geldi. Geleneksel tüm değerleri yerle bir eden bir alt kültür oluştu ve bu sahnenin oyuncularına da “Star” dendi.

Ulu Önder Atatürk’ün “her şey olabilirsiniz ancak sanatçı olamazsınız” sözlerinde anlam bulan ifadeler ile “sanattan mahrum kalan bir milletin hayat damarları kopmuştur” sözleri aslında sanatın ve sanatçının değerini en açık anlatan ifadeler.

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
GELENEKSEL KÜLTÜRÜN KÜRESELLEŞME İLE SAVAŞI SERDAR DEMİRHAN
İhsan Öztürk
Kültürün Mirasyedileriyiz-serdar Demirhan

Yanıt Ver

*