Sahne ve sahne sanatları geçmişten günümüze kadar, tılsımlı ve gizemli tarafını hep muhafaza etmiştir. Dolayısıyla kendine has kaideleri olan alanlardır sahneler. Tiyatro, bale, dans, konser ve opera gösterileri gibi üzerinde de pek çok sanatı barındırırlar. Bu nedenle sanatçılar sahneye çıkarken yakınındakiler  “iyi sahneler” temennisinde bulunurlar.

Tiyatro oyunu sergilenen bir sahneye baktığımızda, Oyuncuların üzerinde, gecelikten eşofmana kadar geniş bir yelpazede kıyafetler görmek mümkündür. Çünkü oyuncular bir senaryoya göre oyunlarını sergiler ve bu senaryoya göre de kostümlerini giyerler. Yani kimi zaman paçavra, kimi zaman gecelik, kimi zaman da üniformalı olarak sahnede görürsünüz sanatçıları, o sahnenin gereğidir bütün bunlar.


Pop müziği sanatçılarına bakıldığında, sahnede ışık oyunları, sis bulutları, dev ekranlar, asansörle sahnelere çıkan solistler, havadan uçarak gelenler, ve dansçılar görülürken, Tasavvuf müziğinde Müzisyenlerin hakim yaka, desenli gömlek ile sahneye çıktıklarını, sıra gecesinde Müzisyen ve solistlerin, alanda yere bağdaş kurup yöresel kıyafetlerle oturmaları, yine sahnenin gereğidir. Çünkü görsel bir şölen olmalıdır sahneler. Sihrini korumalı, kulağa olduğu kadar göze de hoş görünmelidir.

Pop müziği sanatçıları için hangi halk müziği sanatçısıyla konuşursanız konuşun aynı şeyleri duyarsınız “bunlar geçici yarın unutulurlar”. Benim bildiğim son 20 yıldır bu söylem devam eder ama yarın unutulurlar denilen pop müzik sanatçıları da halen gündemdedirler ve konserleri dolup taşar.

Yarın unutulur denilen sanatçıların halen var olması,  20 yıl önce söylenen pop müzik eserleri bile halen unutulmamışsa eğer, pop müzik solistleri ve pop müzik sektörü çağı yakalayabildiği içindir. Kıyafetinden, yabancı diline, albümden sahneye kadar teknolojiyi her alanda profesyonelce kullandıkları içindir. Yaşadığı dönemde şarkı yazıp aynı dönemde okumaları da çağı yakalamışlıkların bir örneğidir. Ve üstelik bunların her birini profesyonellere emanet ederler.

Şimdi gelelim kendi Konumuza, yani Türk Halk Müziği icra edilen sahnelere. Azınlıkta olsa da neler görüyoruz Halk Müziği icra edilen sahnelerde dikkat ettiniz mi? Yırtık kotla sahneye çıkanlar, Yakası bağrı açık kısa kollu tişörtle program yapan solistler, Sahnede seyircinin gözüne bakarak alkol tüketen solistler, Tütün mamulünü mikrofon başında tüttüren solistler.. Daha fazlaca olumsuz sayabileceğim bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ancak bunların dışında sahnenin sihirli ortamını anlayan, sahnenin adabına uyan Türk Halk Müziği solistleri de var elbette. Zaten biraz düşününce, bu isimlerin kimler olduğuna kanaat getirmekte zorlanmazsınız.

Bir önceki yazımda Türk Halk Müziği solistleri ve müzisyenleri kendilerini çağa uygun olarak güncellemeli demiştim. Genç kuşağa hitap edilebilmeli ve Halk Müziği dinleme yaşı kırklardan yirmilere düşürülmeli diye belirtmiştim. Ancak benim anlatmak istediğim güncelleme elbette bu değildi.

o güncelleme bu güncelleme değil..

Türk Halk Müziği, yırttık kotla sahneye çıkarak, Mikrofon başında Tütün mamulü tüketerek, seyirciye şerefe diyerek sahnede alkol kadehi kaldırmakla çağa uygun hale gelmez, gelemez. Pek çok solist bu yazıyı okuduğunda eminim ki; popçular kadar para kazansak bizde biliyoruz ne yapacağımızı diyeceklerdir, olsun varsın desinler. Bu olumsuzlukları yap-ma-mak için popçular kadar para kazanmaya gerek olmadığını, onlarda biliyor bende biliyorum.

Bunun bir vizyon meselesi olduğuna da kanaatim oldukça yüksektir. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var ki;  Ben yalnızca doğru bildiğim ve inandığım konuları burada sizinle paylaşıyorum. Belki birileri için milat olur ve olumsuzlukları kaldırmaya yönelik çaba sarf eder.

Konumuza dönecek olursak, Sahnede Alkol kaldırıp şerefe demek, mikrofon başında tütün mamulü tüketmek, solistin moda diye görüp yırtık pırtık kıyafetlerle sahne almasının soliste katkısı ne olabilir bilemedim. Ancak hem kendine hem de Türk Halk Müziğine zarar verdiği yüksek bir ihtimaldir. Sahnede Halk müziği dinletisi ya da konser yerine bir Tiyatro gösterisi olsaydı eğer, bütün bunlar hoş bile karşılanabilirdi.

Teknoloji çağında 2017 yılında yaşayıp, halen 1950 li yılların Türkülerinden besleniyorsanız , eğer üretim yoksa ve Tüketime dayalı bir hizmet sunuyorsanız, gündemden bir haber iseniz, öngörüleriniz yoksa, teknolojiyi takip etmeniz facebook ve instagram da çevrim içi, olmaktan öteye geçemiyorsa, çağı yakalamanız oldukça zor ama en azından bir yerlerinden başlanabilir. Türk Halk Müziği solistleri artık profesyonel hizmet almaya kendilerini alıştırmak zorundadır. Kıyafet, sosyal medya, vücut dili gibi, önemli konularda profesyonel destek almaları hem sanatın hem de sahnenin mutlak gereğidir. Çağa ayak uydurabilmenin temel kuralı ise, bilimsel yöntemlerin uygulanmasından geçer. Türk Halk Müziğinin temsil ettiği özden kopmadan gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Siz sanıyor musunuz ki çok ünlü pop müzik yıldızları da normal yaşantılarında sahnedeki gibi yaşıyorlar. Elbette hayır. Evinde salondan mutfağa giderken, sahnedeki gibi uçarak gitmiyorlar, ya da kedi makyajı ile oturmuyorlar evlerinde.  Onlar da bizim gibi sizin gibi çekirdek çitliyorlar evlerinde, üstelik altın kaplama filan değil çekirdekleri.. Yaptıkları ise sadece profesyonel bir yaklaşımla sahneyi görsel bir şova dönüştürüyorlar ve bunları da tabii ki kendileri değil profesyonel ekiplere emanet ediyorlar. Sahne ve sanatlarına dair pek çok konuda profesyonel ekiplerden hizmet alıyorlar.

Bunun yanında pek çok işletme sahibi ya da işletme yöneticisi ise, sahnelerin büyülü ortamını ve gereğini geçte olsa anlamaya başladılar. Pek çok işletmede, mekânda, Sahne adı verilen minicik yerler mümkün olduğu ölçüde genişletildi ve alana göre yüksekliği sağlandı. Dar ve tavanları alçak yerlerde bile sözde sahne diye ayrılan alanları, sahne haline getirmeyi başaran mimari çalışmalar da yaptılar. Düğün salonu gibi sahne önündeki görünmez oyun pistlerinden kurtuldular, profesyonel Işık masaları, ışıklar, daha kaliteli ve teknolojik ses sistemleri ve hatta operatörü ile bu cihazları işleten işletmeler oldukça artmaya başladı. Bu konuda dış hizmet alan işletmeler bile mevcut. Para kazanmak için diyenler de olabilir bu yaklaşıma, ama en azından doğru yapılan bir şey var ki;  sahneyi sahne gibi yapmaya özen gösteriyorlar. Bu arada İşletmelerin genel durumunu da, solistlerin çektiği zorlukları da önümüzdeki sayılarda elbette üçüncü göz olarak paylaşacağım sizlerle. Sahne düzenlemiş olmak bazı mekânların yarattığı olumsuzlukları temizlemez elbette. Hepsine değineceğim önümüzdeki sayılarda, Çünkü Halk Müziği sektöründe taşın altına El konulacaksa eğer, bunu yalnız solistler yapmayacak, düzeltilmesi gereken konular varsa bunu da yalnız solistler düzeltmeyecek. Müzisyenler, mekan sahipleri, besteciler, söz yazarları, yapımcılar, Türkü Life gibi nadir de olsa Türk Halk Müziği sektörüne yönelik faaliyet gösteren yazılı medya organları, Türk Halk Müziği yayını yapan radyolar  ile hep birlikte eller taşın altına konmalıdır. Diğer sayılarda tamamıyla ilgili tespitlerimi bulacaksınız.

Burada amacım elbette solistlere negatif bakıp moral bozmak, ya da olumsuzlukların tamamını solistlere yüklemek değildir. Amaç Türk Halk Müziğinin daha yüksek değerlere ulaşmasına katkı sağlayacak solistler ile ilgili sahne kısmındaki aksaklıkları dile getirmek ve dikkat çekmektir.

Bütün bu olumsuzlukları yazarken elbette şunu da unutmadan belirtmeliyim ki; Dünyanın en zor işlerinden birisidir sahnede olmak. Dansçı olun, balet olun, solist olun, hiç değişmez. Çok zor bir iştir sahnede olmak.

Sonuç olarak sahneler büyülü yerlerdir, siz ne verirseniz sahneye, sahne de seyirciye onu verir.   Sahnenin bütünü ise, Kıyafetleriniz, duruşunuz, sanatınız, fikir ve görüşlerinizdir aslında…

İyi sahneler…

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
KAÇ MASAN VAR !!!
Kültürün Mirasyedileriyiz-serdar Demirhan
HALK MÜZİĞİ HAK ETTİĞİ YERDE Mİ?

Yanıt Ver

*