KAÇ MASAN VAR
Yapılan sanatın maalesef Türkiye’deki karşılığı durumuna gelmiştir bu başlık. Öyle pop müzik sanatçılarının binlerce izleyiciyle doldurduğu alanları, Türk halk müziği dinleyicileri ile dolduramadığımızdan Halk müziği solistleri de sanatlarını Halk arasında “Türkü bar” diye anılan yerlerde icra eder durumda olmuşlardır.

Eğer solist yada müzisyenseniz, ister Anadolu’nun bağrından kopup gelin, isterseniz konservatuar okuyup bu sektöre giriş yapın, hemen, hemen yüzde doksan dokuzunun başlangıç noktasıdır Türkü barlar.

Merdiven altından kurtulup artık daha geniş, daha ferah alanlarda faaliyet gösteren bu mekanlarda olumlu olarak sayılacak değişimler olduğu gibi, olumsuz sayılabilecek pek çok unsuru da görmek maalesef halen mümkündür. Türkü bar işletme sahiplerinin, mekanlarını değiştirdiği, lüks bir çizgiye taşıdığı, servislerine, mutfaklarına önem verdikleri doğrudur. Sahnelerini yeni teknoloji ile donatmaları, sahne olgusu yaratma çabaları da doğrudur. Pek çoğu sadece ticari olarak düşündüğünden bu değişimi yapmaya çalışsa bile kanaatimce ayıp bir durum sayılmayabilir. Ancak işletme sahipleri, hemen her duruma Ticari bir gözle bakmaya başlandığında, bu tutum yanlışları da doğurmaya başlamaktadır.

Ticari olarak gözetmesi gereken unsurları değerlendirdiği ölçüde Halk müziği ve Halk kültürünü de gözetmek ve değerlendirmek durumunda olmalıdır. İşletme sahipleri ya da yöneticilerin, Sanatçısına göre fiyat baremleri değişirken, yine sanatçıya göre davranış şekilleri de değişkenlik gösterebilmektedir. Sahne öncesi sanatçıyla bir fiyatta anlaşıp sahne sonrası daha az bir ücret ödeyen, sanatçının itiraz etmesi üzerine, sanatçıyı darp eden işletme sahipleri bile duyulmuştur.

Onlarca yıldır sahne alan Halk müziği sanatçıları başka bir mekanda ilk defa sahne almak için başvurduğunda bu ticari bakış açısıyla sanatçıya ağır ve acı bir soru gelir işletme sahibinden, kaç masan var? Açılımı çok basittir bu aşağılayan sorunun. “Ben sana burada sahne yaptırırım ama seni dinlemeye gelen kişiler kaç masayı doldurur.” Anlamındadır bu çirkin soru.

Bu yolda yıllarını harcar sanatçı, emek sarf eder, eğitim alır ve gün gelir Halk müziğinde yalnız dinleyici olarak var olan ancak parası olan birinin, Türkü mekanı açmasıyla bu çirkin soruyla karşı karşıya kalır. Madalyonun diğer yüzüne bakıldığında ise sahne alan bazı sanatçıların eşini dostunu tek tek arayarak rezervasyonlarını kendi elleriyle yapması olabilir elbette.

Sahnede sanatçının içtiği suyu bile hesaplarına eksi bakiye olarak yazan işletmeler, göbeğine kadar açtığı düğmeleriyle güya misafirleri karşılayan işletme sahipleri vs uzayıp gider bu liste. Tabi bir de hem sanatçı olup aynı zamanda mekan sahibi olan işletmeler de mevcut. Ne garip ki sahne alan sanatçıların en az ücret aldığı işletmeler genelde bu modelde işletilen Türkü mekanları olmuştur.

Deneyebilirsiniz. Mekanları gezin, her mekanda aynı siparişi verin. Hiçbir mekanda aynı ücreti ödeyemezsiniz karşınıza daima farklı hesap tutarları gelecektir. Genel anlamda bir standart oturtmak yerine her işletme kendi standartlarını oluşturmuş durumdadır. Hesap ta kendi standartlarına göre çıkmaktadır.

Geçen sayımızda belirtmiştik bütün bu olumsuz durumları dinleyicilerin tepkisi ve bilinçli olması kaldırabilir ya da en aza indirgeyebilir. İşletmeler kazanmasın, amme hizmeti yapsın elbette demiyorum. Ancak herkes kendi yaşam alanını temizlemeye başlasın derdindeyim. Dinleyicilerin, sahnede olanların, yanlışlarını saydığım gibi, işletmelerin de gözle görülen bu yanlışlarını dile getirmeyi kendime görev edindiğim için dile getiriyorum bu durumları.

Mesela bu yazıyı okuyan işletmeler ilk olarak her ne kadar yasal olarak uygulanması gerekirken uygulanmasa da, kapalı alanlarda tütün mamulü kullanılması yasağını uygulamaya başlamış olsalar.

Keyifli dinlemeler..

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
SANATÇI OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI SERDAR DEMİRHAN
Türkülerde Hava Durumu
Abdullah Gündüz

Yanıt Ver

*