Yaşantımızda unutamayacağımız bir anı haline gelen önemli zamanlar vardır. Bu zamanlarımızı unutulmayacak kılan da sevdiklerimizle yan yana olmak ve duygusal bir yoğunluk yaşamamızdır. Düğün, kına gecesi, asker uğurlaması, törenler gibi duygu yüklü zamanlarda neşemizi, sevincimizi, burukluğumuzu birbirimizden destek olarak omuz omuza gösteririz. Bu dayanışmanın da sazlı-sözlü bir şekilde yaşanması halk oyunlarımıza yansımış ve Türk kültürüne halaylarımızı kazandırmıştır. 

Halayların kökeni çağlar öncesine dayanmaktadır. Azerbaycan’ın Kobustan bölgesindeki yüzyıllar öncesinden kalma taşlarda halayın resmedildiği gözlemlenmiştir. Halaylar, yaşantı içerisindeki hareketi kimi zaman durup devam etmesini, yaşam enerjisini ve döngüyü temsil etmektedir. O zamanlarda yaşam enerjisi olarak görülen ateş “al (hal)” ismiyle anılmaktadır. Alay kelimesi de “al” sözcüğünden türemiştir. Yani halayın yaşamsal bir önemi olduğu gösterilmiştir

Ülkemizin neredeyse her yöresinde görülse de daha çok Orta Anadolu’da ve Güneydoğu Anadolu’da rastlarız halaylara. En az beş kişinin yan yana gelip birbirine bağlı şekilde bir sıra, ya da halka oluşturarak, disiplinli bir şekilde oynanan halaylara, genellikle davul ve zurna eşlik eder. Ağır bir havaya sahip olan halaylar olsa da çoğu halay coşkulu bir havaya sahiptir. Halay çekilirken oluşturulan sıranın başındaki kişiye “halay başı” denir. Bu kişi açıktaki elinde bir mendil sallar ve komutlarla halayı yönetir. Bu oyuncu kimi zaman sıradan ayrılır ve kendi başına birkaç figür sergiledikten sonra tekrar yerine geçer. Sıranın sonundaki kişi ise “pöççik”tir, bu oyuncu da boştaki elinde mendil sallar. Oyuncular genellikle dirseklerini büküp kolları yere paralel olacak şekilde birbirilerinin serçe parmaklarından tutar. Kimi zaman el ele tutuşarak, kol kola girerek ya da omuzlardan tutarak da çekilen halaylar vardır. Halay oynayan kişiler birbirine bağlı olduğu için ayak figürleri daha ön plandadır. Bu ayak figürleri, halayların oynandığı yörelere ve türlerine göre farklılık göstermektedir. Genellikle adım, koşma, sekme, yaylanma, zıplama, adımı hafifçe yere değdirme, bir ayağı basıp diğerini çekme ve geri adımlar gibi ayak figürleri bulunmaktadır. Alay oyunu olmasından dolayı gösterişli ve soylu oyunlardandır; hatta bazı yörelerde halaylar, alay adıyla anılmaktadır.

Halaylar genellikle birçok bölümden oluşmaktadır ve ağır ritimle başlayarak hızlanır. Çok bölümden oluşan halaylarda birden çok melodi de görülmektedir. Fakat tek bölümlü halaylar da vardır, bu halaylardan bazısı tek bir melodiyle hızlanırken bazıları da başlangıçtaki ağır melodiyi sürdürerek halayı bitirir. İki bölümden oluşan halaylar genellikle “ağırlama” adlı bölümle yavaş bir tempoyla halaya başlar ve ikinci bölümde biraz hız kazanır. Üç bölümlü halaylar, üç melodi ve üç ritim barındırır kimi zaman iki melodi olur. “Ağırlama” ile başlar, “yürütme” ile sürdürülür ve hızlı kısım olan “hoplatma” ile sonlandırılır. Dört bölümlü halaylarda ise dört melodi ve dört ritim bulunmaktadır. Diğer halaylar gibi “ağırlama” ile başlar, “yanlama” ile devam eder “oynatma” bölümü ile hız kazanır ve “hoplatma” bölümüyle birlikte son bulur. 

Yalnızca erkeklerin veya yalnızca kadınların oynadığı halayların yanında hem erkek hem de kadın birlikte oynanan halaylar da vardır. Yalnızca erkeklerin oynadığı halaylar genelde figür açısından zengindir. Sivas Halayı, Düz Halay, Kızık, Garkın, Köy Ağırlaması erkeklere özgü halaylardandır. Kadınların oynadığı halaylarda hareketler daha yumuşaktır. Güfteli veya güftesiz olarak oynanabilmektedir. Hanımesme, Yanlama, Madımak, Pınarınbaşı, Karamuk, Sarıkız halayları da kadınlara özgü halaylardır. Sarıkız, Acem Halayı, Meral Halayı, Dik Halay, Fatmalı gibi halaylar da kadın erkek karışık oynanabilen halaylara örnektir. Halaylar çeşitli sebeplere göre adlandırılmıştır. Oynandığı yörenin özelliğine göre, oynanış sebebine göre, halaya eşlik eden çalgıya göre isimler almıştır. Kimi zamanda insan, hayvan, bitki ve yöre isimlerini almaktadır. 

Aradan nesiller geçtikçe halayın oynandığı yörelere göre, oynanış sebebine göre, müziğindeki ezgilere göre farklılık göstermiş ve değişik isimlerle anılmıştır. Elazığ’da “Çayda Çıra”, Van’da “Tümer Ağası”, Adana’da “Acem-Avşar”, Ağrı’da “Basso”, Bingöl’de “Koçeri”, Bitlis’te “Çarşıda Atlas”, Karadeniz’de “Silifke’nin Yoğurdu” halayları oldukça meşhurdur.  

Halay çekecek kişiler yöreye göre değişen mahalli kıyafetleri giymektedir fakat genelinde benzer kıyafetlerdir. Erkekler genellikle gövde kıyafeti olarak gömlek ve kollu veya kolsuz işlemeli cepken, şalvar, ayaklarına yün çorap ve kundura giymektedir. Yöresine göre başa veya bele poşu bağlanır. Kadınlar, gövde kıyafeti olarak gömlek, üç etek veya fistan, şalvar, cepken; ayaklarına yün çorap ve çarık giymektedir. Başlarına; tepelik ve arkasından sarkıtılan tülbent, başörtüsü, taç, poşu gibi takmaktadır. Aksesuar olarak halhal, hızma, altın veya gümü bilezik, kolye kullanmaktadırlar. 

Genellikle davul ve zurna eşliğinde oynansa da bazı yörelerde def, darbuka, klarnet gibi enstrümanlar da halay müziğine eşlik ederler. Bazı halaylar da müzik olmadan, halay çekenlerin söylediği müzikler oynanmaktadır Açık alanlarda oynandığı zamanlarda oyuncu sayısında bir sınırlamaya gidilmez. Halaylar, ülkemizin Kuzeydoğu Anadolu bölgelerinde oynanan bar oyunlarıyla yapı olarak çok benzemektedir. Halaylar ve bar oyunlarının farkı ise halaylarda adım ve ayak hareketlerinin daha ön planda olması, bar oyunlarında ise el ve kol hareketlerinin ön planda olması ve iki kişiyle de oynanabilen bar oyunlarının olmasıdır. 

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
Bar oyunları
CİRİT
Kılıç-Kalkan

Yanıt Ver

*