Türk Halk Müziğinin son yıllardaki genç ve güçlü seslerinden Özgür Akdemir’i dinleyince, insan kendine sormadan edemiyor; “Bir koltuğa kaç karpuz sığdırabilir ki?”.

Solist, oyuncu, radyo – TV program yapımcısı ve hatta beş türküden oluşan maxi single’nı çıkarmayı bir yıl öteleyecek kadar belgeselci. Konuğumuz, Türk Halk Müziğinde son yılların genç ve güçlü seslerinden Özgür Akdemir.

Akdemir, henüz üniversitedeyken yer aldığı Rengahenk Türküler isimli albümde okuduğu dört türkü ve bu türküler arasında bir Davut Sulari klasiği olan ‘Kirpiğin Kaşına Değdiği Zaman’a çektiği kliple ilk kez dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Bu proje aynı zamanda onun müzik serüveninin de dönüm noktası oldu. “Gençtim. Müzikal olarak arayışta olduğum bir dönemdeydim. Ne yapacağıma karar vermekte zorlanıyordum.” diyen Akdemir, projenin müzik hayatına etki eden tarafını şu sözlerle aktarıyor:

“İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı öğrencisiydim. O zamanlar bana hep şu yakıştırmayı yaparlardı; ‘yakışıklısın, boylu, poslusun. Pop veya arabesk, fantezi okursan, yırtarsın.’. Böyle olunca, ister istemez bir kararsızlık yaşıyorsunuz. İşte, Rengahenk Türküler benim için bu anlamda önemli. Aslında hissettiğim ve istediğim şeyi o albümde yaptım. Sonra da, ‘benim türkü söylemem lazım’ dedim ve bunu yapmaya devam ediyorum.”

Akdemir, aynı zamanda böyle karma bir projede bu kadar dikkatleri üzerine çekmeyi kendisinin de tahmin edemediğini ekliyor ve “Sonuçta 19 solistin içinde olduğu, güzel sıcak, imece usulü yapılan bir çalışmaydı. Ben de radyo ve televizyonlarda bu kadar beğenilmesine şaşırdım. Ki o zamanlar konservatuvarda öğrenciydim.” diyor.

Müzikteki yolunu çizdikten sonra, çıkardığı ilk solo albümü Leyle ile kariyerine de sağlam bir temel attı. Hatta bu albümde düet yaptığı sanatçı Volkan Konak, onun bu ilk solo albümündeki mükemmeliyetçi yaklaşımından övgüyle bahsetmişti. Bu albümünde yönetmenlik yapan Kaval Sanatçısı Doçent Cihan Yurtçu’nun ve aranjörlüğü üstlenen Prof. Adnan Koç’ un büyük desteklerini gördüğünü ifade eden genç müzisyen, bu ilk solo çalışmasında hayal edemeyeceği, işinde usta, Türkiye’nin kabul ettiği çok iyi müzisyenler ile bir arada olma şansına eriştiğini ve bunun kendisi için büyük bir şans olduğunu vurguluyor.

Bu röportajın tamamı Türkü Life 36’ıncı sayıda

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
İŞİN MUTFAĞINDA BİR MÜZİSYEN UFUK ŞİMŞEK
Görkem Aygün
Âşık İzzet Savaş (Aziyet Baba)

Yanıt Ver

*