Türkülerimiz, halk kültürümüzün en önemli yapıtaşı, halk müziğimiz ise adeta bu topraklara olan aidiyetimizin simgesi olmuştur. Bu toprakların sözlü tarihi günümüze türkülerle ulaşmış, Anadolu insanının yaşamından izler hep türkülerde kendine yer bulmuştur. Bu topraklarda en çok acılar yansımıştır türkülere; yoksulluk, ayrılık, ölüm, zulüm… İşte, Muğla yöresine ait, 800 yıldan beri çalınıp söylenen Feraye (Ferayi) de böylesine acıları yansıtan bir türküdür.

TRT Repertuarının 761. sırasında ‘Ferayidir Kızın Adı Ferayi’ adıyla yer alan bu türkünün kaynak kişileri,Muğla’nın yetiştirdiği bağlama sanatçılarından, Hacı Mehmet Ağazade Galip Efendi olarak da tanınan Galip Birgili ile Raziye Gülten’dir. Türküyü derleyen ve notaya alan isim, Muzaffer Sarısözen; büyük ustanın 1942 yılında derlediği ve notaya aldığı bu türküyü, geniş halk kitlelerine ilk duyuran isim ise o eşsiz sesiyle Neriman Altındağ Tüfekçi olmuştur.

Feraye (Ferayi) türküsünün insanı hüzünlendiren bir öyküsü vardır. Kendisi de Muğlalı olan ve 2012 yılında aramızdan ayrılan Eğitimci Mehmet Ali Eren, 2003 yılında yayınlanan “Öyküleriyle Muğla Türküleri” adlı kitabında türkünün hikayesini şöyle anlatır

YAZININ DEVAMI

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
YİNE YEŞİLLENDİ GERMİR BAĞLARI..
Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar 
Bam Telini kaybettik

Yanıt Ver

*