“Halk ozanı muhaliftir. Bir sorumluluğu vardır. Hem Hakk’ın, hem halkın yanında olur. Hakk’ın yanında olur; çünkü ozanlar gerçeği söyler. Halkın yanında olur; çünkü ezilenin yanındadır, halkın kaygılarını, duygularını, dertlerini sazıyla, sözüyle dile getirir.”

halkımızın olduğu müddetçe halk ozanlığı bitmez. Devam eder. Çünkü halk ozanlığı asırlardan bu yana kadar süregelen bir gelenektir. Anadolu’nun temel taşlarından biridir; bu anlamda halk ozanlığının devam edeceğine inanıyorum. Ama şekil değiştirebilir, bu olabilir. Şekil değiştirmeden kastettiğim şudur; Pir Sultan Abdallar, Nesimi’ler, Dadaloğlu’lar, bu ozanları hepimiz tanıyoruz. Bunlar bir bedel ödemişlerdir. Tabii günümüzün halk ozanları bu bedeli göze alır mı almaz mı, orası biraz tartışılır.

Şimdi  halk ozanlığı için şöyle diyebiliriz; ‘devletin sanatçısı olur ama ozanı olmaz.’ Çünkü halk ozanı muhaliftir. Muhalif demekten kastım da şudur: Halk ozanı, halkın, ezilenlerin yanında yerini alır. Zaten bu manada adı halk ozanı olmuştur. Durup dururken halk ozanı olunmaz. Halk ozanının bir sorumluluğu vardır.

Halk ozanı hem Hakk’ın yanında hem halkın yanında olur. Hakk’ın yanında olur, çünkü ozanlar gerçeği söyler, doğruyu söyler. Halkın yanında olur, çünkü ezilenin yanındadır, halkın kaygılarını, duygularını, dertlerini sazıyla sözüyle dile getirir. Bu anlamda günümüz halk ozanı, halkın yanında olmalıdır, diye düşünüyorum.

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
asik-veysel
Âşık Veysel
Gülçin Yahya Kaçar Rektör adayı oldu.
BAĞLAMA ÇALMADAN, TÜRKÜ OKUMADAN HALK MÜZİĞİ KÜLTÜRÜ TEMSİL EDİLEBİLİR Mİ?

Yanıt Ver

*