Telli sazlar grubundan en eski tarihe sahip olanlardan biridir tar. Uzun saplı, iki farklı tekneden oluşan mızraplı bir enstrüman olup kopuzdan gelişmiştir. Tar kelimesi, Farsçada “tel” anlamına gelmektedir. Setar, dutar, pençtar, gitar gibi enstrümanların atasıdır.  Nerede, ne zaman icat edildiğine dair kesin bir bilgi olmasa da 10.yüzyıldaki birkaç şiirde “tar” kelimesine rastlanmıştır. Tarın çıkış yeri tam olarak bilinmese de bazı kaynaklar Mezopotamya bölgesinde ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Azerbaycan, Özbekistan, İran ve Türkiye’nin de Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde kullanılmaktadır.


İcra edildiği yörelerde değişim göstererek ve gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Bilinen ilk tar örneği şeştar, beş tele sahip ve ağır bir enstrümandır. Yapısındaki ağırlıktan ötürü diz üzerinde çalınmıştır. 19.yüzyılda Mirze Sadık Esadoğlu, tarın yapısında değişikliğe gitmiş; ses zenginliğini ve ses seviyesini artırmak için beş olan tel sayısını on bir tele çıkartmıştır. Gövde kısmındaki tekneleri daha fazla oyarak enstrümanın akustiğini kuvvetlendirmiş ve aynı zamanda ağır olan yapısı daha da hafiflemiştir. Böylece icradaki zorlanmalar ortadan kalkmıştır. Diz üzerinde icra edilen tar, göğüs üstünde tutularak icra edilmeye başlanmış ve böylelikle icrası kolaylaşıp teknik açıdan gelişmiştir. Önemli diğer bir gelişimini ise Hamit Vekilov adlı tarzen (tar icra eden) ile yaşamıştır. Hamit Vekilov, tar çalgısının ses genişliğini 2,5 oktavdan 4 oktava çıkarmıştır. Sürekli akort ayarı gerektiren ahşap burguları metal burgular ile değiştirerek bu konuda kolaylık sağlamıştır.

Azerbaycan ve İran bu enstrümanın kendilerine ait olduğunu iddia etseler de iki yörede de farklı yapılı halde icra edilmiştir. İran’da kullanılan tar çalgısı beş tele sahipken, Azerbaycan tarı; melodi telleri ve akort telleri olmak üzere toplamda on bir tele sahiptir. Melodi tellerini, ikişerli olmak üzere üç tel grubu oluşturmaktadır. Çalınan makama göre akort edilen, ses zenginliği sağlayan kök ve zeng telleri ise ikinci grup telleri oluşturmaktadır.  Türkiye’de de Azerbaycan tarı kullanılmakta olup bütün yörelerimizde karşımıza çıkmasa da özellikle Kars bölgesinde icra ve yapımında ön plana çıkmıştır.

Üç bölümden oluşan tarın yapımı için üç farklı ağaç kullanılmaktadır. Gövde kısmında dut ağacı, sap kısmı için ceviz ve abanoz gibi yapısı sert ağaç türlerinden ve kelle olarak adlandırılan baş kısmı için de fındık ağacından yararlanılmaktadır. Gövde kısmı farklı şekil ve farklı büyüklerde olan iki tekneden oluşmaktadır. Bu tekneler için kullanılacak olan yekpare dut ağacı, oyma işlemleri yapılırken çatlamaması ve güzel bir tını yakalamak için genelde gün ışığı alan yerde büyümüş ve kış mevsiminde kesilen ağaçlardan imal edilmektedir. Oyma işleminden sonra teknenin göğsünün üzerine, kurutulmuş olan büyükbaş hayvanlardan elde edilen yürek zarı gerdirilir. 

Tar, yapı ve icra bakımından da boyut olarak farklılık gösterir. 86-89cm uzunluğundaki solo tar, 83-86cm uzunluğundaki orkestra tar, 72-76 cm uzunluğundaki öğrenci tarı ve cura tar olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Tar çalgısına genellikle koltuk davulu ve kemençe eşlik etmektedir. 

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
ÇİFTE
KAVAL
İSMİNİ ATATÜRK’TEN ALAN BİR MÜZİK ALETİ CÜMBÜŞ

Yanıt Ver

*