Nefesli sazlar grubundaki enstrümanlarından biridir kaval. İçi boş ince bir boru şeklindedir. Nerede ne zaman bulunduğu tam olarak bilinmese de, Orta Asya Türk uygarlıklarından bu yana bilinmekte olup, en eski tarihli enstrümanlarımızdandır.  Nefesli enstrümanların genelinin ortaya çıkışı, rüzgarın içi boş kamışlardan çıkardığı seslerden esinlenilmesine dayanmaktadır. Sonraları daha farklı sesler elde etmek için delikler açma fikriyle günümüze kadar çeşitlenerek ulaşmıştır. Araştırmacılar kavalın, Hazar Denizi ilerisinde Ural-Altay dağları arasında kalan bölgede kullanıldığına dair görüş birliği sağlamışlardır. Bunun yanında Alman müzikolog Curts Sachs de kavalın Türk asıllı olduğunu belirtirken 1933 yılında Macaristan’da yapılan arkeolojik bir kazıda bulunan kurganda (eski mezar), Avar Türk çobanına ait bir “ötkeçin” e (kemikten yapılma kaval) rastlanmıştır. Daha önceleri kamış, kemik ve hayvan boynuzlarından yapılan kaval artık günümüzde daha çok ağaçlardan imal edilmektedir. Adı, içi boş anlamına gelen Farsça “kav” sözcüğünden türemiştir.

Kavallar dilli ve dilsiz olmak üzere ikiye ayrılırlar. Dilsiz kavallar çoban kaval olarak da bilinmekle birlikte parmak, dil, dudak ve nefes hakimiyetini bir arada gerektiren enstrümanlardır, bu sebeple icrası dilli kavala nazaran daha zordur.  Dilli kavallarda kolay ses çıkarmayı sağlayan dil ya da mil olarak adlandırılan bir parça bulunmaktadır. Bu kavalların sesi dilsiz kavala göre daha incedir. Dilsiz kavallarda 2 ayrı ses tonu çıkarmak mümkündür, bu tonlardan biri kavalın kendi düz sesinin tonudur. Diğeri ise kirli ton diye bilinen horlatmadır, çoban tonu olarak da bilinir. Bu ton, kavalı üst dişlere yerleştirerek üflemek koşuluyla elde edilir ve kavalın normal sesinden daha kalın ve buğuludur. Kaval sahip olduğu bu ses yelpazesiyle hem uzun havalara, ağıtlara hem de coşkulu halk danslarına (bar, halay, horon, hora, zeybek, karşılama) uyum sağlamaktadır. 

Kavalın üst bölümünde yedi, alt bölümünde bir olmak üzere toplamda sekiz perde deliği bulunmaktadır. İyi bir kaval için ustalar genellikle erik ağacını tercih etmektedirler. Aynı zamanda abanoz, gül, zerdali, kızılcık ve kayısı gibi ağaçlardan da imal edilmektedir. Dilsiz kavalların boyu genellikle 80 cm olup oktav genişlikleri 2,5-3 oktav arasında değişmektedir. Dilli kavallar ise verdikleri sese göre boyları 23-58 cm arasında değişim göstermektedir.  Kavaldan doğru ses elde etmek için bazı unsurlara dikkat etmek gerekmektedir. İç çap deliğinin düzgün açılması, et kalınlığının 1.5-2 mmyi geçmemesi ve perde deliklerinin boyutları doğru ses için en önemli unsurlardır. Küçük delikli bir kavaldan pes tonlarda ses alırken, delikler büyüdükçe ses tizleşmektedir. Perde delikleri ses kontrol edilerek genişletilebilmektedir. 

Hem solo hem de toplu icralarda kullanılan bu yanık sesli enstrüman, yalın haldeyken hüzünlü ve lirik, koro halinde icra edildiğinde ise bütünleyici bir görevi vardır. İnce ağaç dallarından imal edilen kavala ana şeklinin verilip zımparalandıktan sonra, ateşte kızmış demirle perde delikleri açılmaktadır. Kavalın ağız kısmına nemden etkilenip yapısının bozulmaması ve daha iyi kavrama için sağlanması için başpare olarak adlandırılan bir parça takılmaktadır.

Ağaçtan imal edilmeden önce, kartal ve turna gibi kuşların kanadından yapılan kavallar ötkeçin olarak adlandırılmış, tek kemikten yapılan kavallara ise çığırtma denmiştir. Ülkemizde halen bazı şehirlerde bu isimle bilinmektedir. Yörüklerimiz bu enstrümana kuval derken halk dilince kaval, guvval, govel gibi isimler almıştır. 

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
MEY
KABAK KEMANE
TEF (DEF)

Yanıt Ver

*