“Hakikat aşkını beraber paylaştık” dediği Mahzuni Şerif vermişti ‘Perişan’ mahlasını ona. Çobandı, ozandı, âşıktı, söz ustasıydı, ehli dildi. İnsanımızın yaşadığı sıkıntıları kendine dert edinmiş, eziyeti, yokluğu tatmış, zulümlerin tanığı olmuştu. İşte o yüzden, Perişan’dı.

Asıl adı Ali İsbir olan Perişan Ali, 18 Ağustos 1944 tarihinde, Kahramanmaraş’ın Afşin İlçesi, Örenli Köyünde doğdu. Ailesi, Kürd Atma (Atmi) aşiretininin bir üyesi olan Ali, fakir bir ailenin çocuğuydu. Babası Kamil İsbir, fakir olmasına rağmen aydın düşüncelere sahip biriydi. Çocuklarının durumunu görüp, köye ilkokul yaptırmak bile istemişti. Fakat köyün ileri gelenlerinden birkaç kişi; ‘köyde okul olursa, çocuklar okula gidecek, koyun ve sığırları yayacak kimse olmayacak’ düşüncesiyle itiraz etmişlerdi.

Bunun üzerine babası Kamil İsbir, Berçenek ilçesinde yaşayan musahipi Mahzuni Şerif’in amcası Fezali (Pehlül) Baba’nın yanına gider (Mahzuni Şerif’in amcasıyla Perişan Ali’nin babası musahiptir. Musahiplik; Alevilikte maddi ve manevi gardaşlık, yol kardeşleri anlamını taşımaktadır.).

Perişan Ali’nin burada ilkokulu okumasını sağlar. Perişan Ali, ilkokulu Berçenek’te Mahzuni Şerif ile birlikte okur. Bu sebeple dostlukları daha çocuk iken başlamıştır.

Perişan Ali, yıllar sonra bir yerel TV kanalındaki röportajında, o günleri ve Mahzuni Şerif’i şöyle anlatır:

“Mahzuni ile dostluğumuz, 1951 yılında başladı. Beş yıl beraber okuduk. Benim tanıdığımda adı Şerif Cırık idi. Hakikat aşkını beraber paylaştık onunla. Mahzuni Şerif, anlayanlar için yürüyen bir kütüphanedir. Dilli bir kurandır.” 

YAZININ DEVAMI

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
Âşık Zevraki
Mahzuni Şerif
Hüseyin Çırakman

Yanıt Ver

*