“Bir satır gönlümün romanı yeter.Şairin dilinde acılar biter.

Hançeri bu yara seni kül eder.Gözlerin kal diyor, şiirler de git.”

‘Aşkın Başkentinde’ adını verdiği üçüncü şiir kitabında yer alan ‘Gözlerin Kal Diyor’ şiirinden okuduğu bir dörtlükle giriş yaptık Ömer Hançeri ile sohbetimize…

Sonra kitabını hediye etti nazikçe, imzalayarak… İlk dikkatimi çeken, kitabın hemen girişinde yer alan kısa biyografisindeki şu satırlar oldu:

“Hançeri’ye göre şiir yazmak, hayatının duraksadığı anların ifadesidir. Kendi hislerini kendi sesinden dile getirme cesaretinin sebebi de budur.”

Kitabın hemen sonuna ise bir CD iliştirilmiş; ‘Ömer Hançeri Türküleri’. Kitapta yer alan şiirlerden seçilmiş on şiir, türküye okunmuş. Bundan önce yayınladığı iki şiir kitabında da türküye okunmuş şiirlerinden oluşan CD’ler verdiğini söyleyen Hançeri; “Bu CD’lerde otuz civarında sözü ve müziği bana ait olan şiirim var. Bunların içerisinden ‘Baba’ ve ‘Usta’ gibi, video klip çektiğimiz çalışmalarım da oldu.” diye ekleyiveriyor hemen.

Şairliğini ise bir cümleyle özetleyiveriyor; “seven yüreklerde sevda, hasret, umut olmak istedik.”

Yaşam koşullarının ağırlığı nedeniyle Ankara’ya gelişini, memleketine olan hasretini, okumayı, eğitimi sevmiş olmasına karşın yıllardır Ankara’da yaptığı esnaflığını ve şiire nasıl başladığını, o şair üslubuyla aktarırken; aklıma büyük şair Nazım Hikmet’in sözleri geliyor: Ben kendi payıma bir iki iyice şiir yazdımsa, bunların tümünün içeriğini önceden iyice pişirdim.”

Hançeri de kendi payına şiirlerinin içeriğini pişirmiş bir şair. Tam da yeri gelmişken, Hançeri’nin Kültür Bakanlığı Halk Şairi olduğunu da belirteyim ve lafı fazla uzatmadan bundan sonrasını kendisine bırakayım. İşte kendi dilinden Hançeri…

“Aslında kendi biyografimi; sevda, hasret ve umut olarak nitelendiriyorum. Elbette, bir de geçmişimiz var. 1974 yılında Erzurum Şenkaya’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Şenkaya’da tamamladım. Ama gerek yaşam koşullarının ağırlığından, gerekse iş olanaklarının kısıtlı olmasından dolayı, memleketime hasret bir şekilde, 1991 yılında Ankara’ya geldim. Burada hayatımı idame ettirebilmek için …

Tamamı Türkü Life 35’inci sayıda

PAYLAŞ
İLGİLİ YAZILAR
Nahide Saygün Akkal
OTURAK HAVALARI
İBRADI VE YÖRÜK KÜLTÜRNÜNÜN KADIN TEMSİLCİSİ GÜLAY DİRİ

Yanıt Ver

*